Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  

Haberler:

Gönderen Konu: ERKEK VE KIZ KARDEŞİN MİRAS ALMA ŞARTI VE ÖMER BİN HATTAB  (Okunma sayısı 1705 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ebul Fazl

  • Deneyimli
  • *
  • Puan 26
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 637

ERKEK VE KIZ KARDEŞİN MİRAS ALMA ŞARTI VE ÖMER BİN HATTABIN BİDATİ

ALLAH-u Teala Kur’ân-ı Kerim’de, erkek ve kız kardeşin mirası hakkında şöyle buyurmuştur:
“Senden fetva isterler. De ki: “ALLAH, babası ve çocuğu olmayan kimsenin mirası hakkındaki hükmü şöyle açıklıyor: Eğer çocuğu olma-yan bir kimse ölür de onun bir kız kardeşi bulunursa, bıraktığının yarısı bunundur. Kız kardeş ölüp de çocuğu olmazsa, erkek kardeş ona varis olur. Kız kardeşler iki tane olursa (erkek kardeşlerinin) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer erkekli kadınlı daha fazla kardeş mevcut ise erkeğin hakkı iki kadın payı kadardır. Şaşırmamanız için ALLAH size açıklama yapıyor. ALLAH her şeyi bilmektedir.” [1]

Ayette gördüğünüz gibi erkek ve kız kardeşlerin miras alma şartları, ölenin evladının olmaması durumundadır. Arap dili açısından kız da veled (evlat) kelimesinin içine girmektedir. Zira veled; ister kız olsun ister erkek evlat, çocuk anlamındadır.

Tüm lügat kitapları bu anlamı belirtmiştir. Kur’ân-ı Kerim de bu kelimeyi aynı anlamda kullanmıştır. Nitekim Kur’ân şöyle buyuruyor:
“ALLAH size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder.” [2]
Araplardan birisine karısının kız çocuğu doğurduğu haber verildiğinde şöyle dedi: “Ma hiye bini’mel veled!” “Bu veled (çocuk) iyi değildir!” (Burada, erkek çocuğuna veled denildiği gibi kız çocuğuna da veled denilmiştir.)

Ama Ömer b. Hattab miras ayetindeki “veled” kelimesini erkek anlamına yorumladı. Bundan dolayı mirasta, ana babanın kız kardeşlerini ölünün kızıyla eşit tuttu ve onlardan her birine mirasın yarısını verdi. Ömer’den sonra dört mezhep alimleri de onu taklit ettiler!!

Ama Peygamber (s.a.a)’in Ehl-i Beyt’inden olan Masum İmamlar ve onların dostlarından İmamiye Şiası şunda icma etmişlerdir ki: Ölünün, -ister kız ister erkek, ister bir tane ister daha fazla olsun- evladı olduğu takdirde onun erkek kardeşlerinin, kız kardeşlerinin ya da diğer akrabalarının mirasta bir hakları yoktur. [3]
Delilleri ise şu ayettir: “ALLAH’ın kitabına göre yakın akrabaların bazıları bazılarından  m (mirasta) önceliklidir.” [4]

Şia fakihleri açıkça şöyle diyorlar: Kur’ân ayetine istina-den, ölünün evladı olduğu takdirde, -onun tek bir kız çocuğu olsa dahi- onun akrabalarına mirastan bir şey yetişmez. (İsteyenler Şia’nın fıkhi kitaplarına, özellikle Şeyh Hürr-i Amili’nin “Vesail’uş-Şia” kitabına müracaat edebilirler.
İbn-i Abbas’a şöyle sordular: “Bir adam ölmüş, ondan bir kız çocuğu ve aynı ana babadan olan bir kız kardeşi baki kalmıştır.(Bu durumda ölenin mirası kime yetişir?)”
İbn-i Abbas: “Kız kardeşinin hiçbir hakkı yoktur. Mirasın yarısı farz olarak kızına verilir; mirastan geri kalan ise yine ona döndürülür.”

Soru soran adam: “Ama Ömer tam tersine göre hükmetmiştir!”
İbn-i Abbas: “Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa ALLAH mı?”
Soru soran şahıs diyor ki: “Ben onun sebebini bir türlü anlayamadım. Bundan dolayı İbn-i Abbas’ın sözünü Tavus-i Yemani’den sordum.

Tavus-i Yemani şöyle cevap verdi: Babam İbn-i Abbas’tan şöyle dediğini nakleder:
ALLAH (c.c) şöyle buyurmuştur: “Eğer çocuğu olmayan bir kimse ölür de onun bir kız kardeşi bulunursa, bıraktığının yarısı bunundur.” [5]
Ama siz Ehl-i Sünnet şöyle diyorsunuz: Ölünün evladı olsa bile mirasın yarısı kız kardeşe verilir!” [6]
______________
[1] - Nisa / 176.
 [2] - Nisa / 11.
 [3] - Çünkü onlar mirasta ikinci tabakadandırlar; birinci tabakadan olanlar olduğu müddetçe ikinci tabakadan olanlara sıra yetişmez. (M.)
 [4] - Enfal / 75.
 [5] - Nisa / 176.
 [6] - Bu hadisi Ehl-i Sünnet hafızlarından bir grup nakletmişlerdir. Müstedrek-i Hakim’de (c. 4, s. 339; kitab’ul-feraiz) de mevcuttur. Hakim orada bu hadisin Buhari ve Müslim’in şartıyla sahih olduğunu söylemiştir. Zehebi de bu hadisi “Telhis’ul-Müstedrek”de, Buhari ve Müslim’in şartıyla sahihtir demiştir
.
Moderatöre rapor et   Kayıtlı

Ebul Fazl

  • Deneyimli
  • *
  • Puan 26
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 637
Ynt: ERKEK VE KIZ KARDEŞİN MİRAS ALMA ŞARTI VE ÖMER BİN HATTAB
« Yanıtla #1 : 05 Nisan 2009, 22:00:18 »

 AVL VE ÖMER BİN HATTAB

Müslümanlar Avl’in câiz olup olmadığı konusunda ihtilaflı görüşlere sahiptirler. Avl; ölünün geriye bıraktığı mirasın, varislerin kendilerine düşen haklarından az geldiği zaman ortaya çıkar. Örneğin: Mirasçılar iki kız kardeş ve koca olursa. Zira iki kız kardeş mirasın üçte ikisini (3 / 2); koca ise mirasın yarsını almalıdır.
Ömer bin hattab, hangisinin öncelikli tutulup hangisinin ikinci plana alınacağını anlayamadı. Bu yüzden eksiğin, herkesin hissesine oranla onlara bölün-mesini emretti. Bu, konuyu karıştıran Ömer bin hattab’ın bu meselede adaletinin son derecesiydi.

Ama Ehl-i Beyt İmamları, hangisinin öncelik hakkına ve hangisinin ikinci plana alınması gerektiğini çok iyi biliyorlardı. Bu nedenle öne geçirilmesi gerekeni öne geçiriyor, geriye atılması gerekeni ise geriye atıyorlardı. Herkese hakkını veriyorlardı. (Çünkü) Ehl-i Beyt, evin içerisinde olanı (İslam’ı) herkesten daha iyi bilmektedir!
İmam MUHAMMED Bakır (a.s) şöyle buyuruyor: Emir’ul-Müminin Ali (a.s) şöyle buyururdu: “Çöldeki kumların sayısını bilen ALLAH, miras hisselerinin altı kısımdan fazla olmadığını bilmektedir. Bunun sebebini bir anlayabilseydiler!”
Yazar: Hz. Ali (a.s)’ın zamanında her şeyi altı cüz var sayarlardı; her cüz de altıda birdi. Nitekim günümüzde de her şeyi 24 qırat [1] var sayarlar.
Buna binaen, Hz. Ali’nin maksadı şudur: Eğer doğru düşünürseniz, miras paylarının altı kısmı geçmeyeceğini göreceksiniz. İşte bundan dolayı altı hisseden öteye geçtiniz. Zira eksik miktarınca altı hisseye bir şey ekliyorsunuz. Mesela: Ölünün baba ve annesi, iki kızı ve kocası olursa, altı hisseden iki hisse anne babaya, dört hisse de iki kıza verilir. Böylece altı hisse kamil olur. Sonra siz koca için altı hisseye bir buçuk ekliyorsu-nuz, derken hisseler altıdan yedi buçuk hisseye ulaşıyor. Bu ALLAH için muhaldır. ALLAH hiçbir zaman böyle bir varsayımda bulunmaz.
İbn-i Abbas şöyle diyordu: “ALLAH kendi kitabında, (bir malda) iki yarı ve bir tane de üçte bir zikretmemiştir. Kim isterse bu konuda onunla Hacer’ül-Esved’in yanında mübahale etmeye (lanetleşmeye) hazırım.”
Yine şöyle söyledi: Sübhanellah! Acaba çöldeki kumların sayısını bilen ALLAH, bir maldaki hisseyi iki yarı ve üçte bir kıldığını mı zannediyorsunuz? Malın iki yarısı gittikten sonra artık üçte birine yer kalır mı?”
Etraftakiler şöyle dediler: “Ya Ebe’l-Abbas! “Peki mira-taki bu fazlalık nereden çıktı?”
İbn-i Abbas şöyle dedi: Ömer, varisler arasında mirası taksim ederken şöyle dedi: “Yeminler olsun ki ben, sizden hanginizin önde ve hanginizin geride olduğunu bilmiyorum. Mirası hepinize eşit olarak paylaştırmaktan da başka çıkar bir yol bilmiyorum!”
İbn-i Abbas sözünün devamında şöyle dedi: “ALLAH’a and olsun ki, eğer ALLAH’ın öne geçirdiğini öne geçirseydiniz ve arkaya attığını  arkaya atsaydınız, mirastan bir şey fazla gelmezdi.”
Etrafındakiler: “ALLAH Teala hangisini öne geçirmiş, hangisini arka atmıştır?”
İbn-i Abbas: “ALLAH’ın, her miras sahibi için vermiş olduğu hisse ön-celiklidir. Arkaya atılan ise mirasının ortadan kalktığı kimsedir. Öncelik sahibi hissesini alıp çıktıktan sonra geriye kalan, arkaya atılan kimse içindir. ALLAH’ın geriye attığı işte budur.
ALLAH’ın öncelik tanıdığı hisse kocanın payıdır. Mirasın yarısı ona verilir. Bu yarı hisseyi ortadan kaldıracak bir durum mevcut (örneğin, evlat) olursa, kocanın hissesi dörtte bire düşer. Kocanın hissesini bundan daha aşağı düşürecek bir şey yoktur. Kadın ve anne de aynı hükme sahiptirler.
Geriye atılanlar ise, mirasın yarısını ve üçte ikisini miras alan ölünün kızları ve kız kardeşleridir. Diğer feraiz, onları bu hisselerinden mahrum bıraktığı zaman mirastan geriye kalanlar onlara ulaşır.
O halde; öncelikli olanlar ve arka plana geçirilenler bir araya toplan-dıkları zaman ilk önce öncelikli olanlara hisseleri verilir. Eğer geriye bir şey kalırsa arka plana geçirilenlere aittir...”
Şehid-i Sani bu hadisi “er-Ravzat’ul-Behiyye fi Şerh-i Lüm’at’il-Demeşkiyye” adlı eserinde nakletmiştir. Biz, bir takım faydalarından dolayı bu hadisi kamil olarak aktardık.
Hakimi Nişaburi [2] de İbn-i Abbas’tan şöyle dediğini nakleder: “Ferâizde (mirasta) Avl’i kabul eden ve tüm hisselerden bir miktar azal-tıp tüm hisselere oranla fazlalık çıkaran ilk şahıs Ömer b. Hattap’tır. ALLAH’a yeminler olsun ki, ALLAH’ın öncelik tanıdığı kimseye öncelik tanısa ve arka plana geçirdiğini arka plana alsaydı, ferâizde fazlalık ve avl meydana gelmezdi.”
İbn-i Abbas sonra şöyle diyor: “Diğer hisselerin kendisini ortadan kaldıramayan farz hisse öncelik sahibidir. Örneğin: Koca, karı ve anne hissesi. Diğer hissenin kendisini ortadan kaldırdığı ve öncelikli olanın hissesini alıp çıktıktan sonra geriye kalan maldan başka bir şeyi alamayan kimse ise ALLAH’ın geri plana aldığı kimsedir. Örneğin: Kız kardeşler ve kız evlatlar.
O halde, mirasçıların hepsi bir araya toplanırsa, öncelikli olanlara hisseleri kamil olarak verilir; geriye bir şey kalırsa, sonraki tabakada yer alanlara aittir.”
Hakim bu hadisi naklettikten sonra şöyle diyor: “Bu hadis Müslim’in şartıyla sahihtir. Ama Buhari ve Müslim bunu nakletmemişlerdir.”
Zehebi bu hadisi nakletmiş ama sahih bilmemiştir. Biz Musa Carullah’ın Avl konusu etrafındaki cevapları üzerinde çok dakik bahis-lerde bulunduk. “Ecvibet-u Musa Carullah” adlı kitabımıza bakabilirsi-niz.
Geçmiş bahislere binaen: Koca, anne ve kızlar (mirasçı olarak) bir araya toplanırlarsa, önce koca ve annenin hisseleri verilmelidir. Kocaya dörtte bir, anneye ise altıda bir verilir. Geri kalan miras ise kız evlatları arasında eşit olarak dağıtılır.
Eğer bunlarla beraber iki kız kardeş daha olursa, onlara bir şey yetişmez. Zira varisler, Ehl-i Beyt İmamları ve onların takipçileri olan fakihler açısından üç tabakadır:
Birinci tabaka; Anne, baba ve evlatlardır. Geniş bilgi için fıkıh ki-taplarına bakınız.
İkinci tabaka; Erkek kardeş, kız kardeş, dede ve ninedir. Geniş bil-gi için fıkıh kitaplarına bakınız.
Üçüncü tabaka; Amca, hala, dayı ve teyzedir. Bu sınıflandırma, İmamiye Şiası ve Peygamber (s.a.a)’in hanedanına tabi olanların fıkıh ve hadis kitaplarına göre yapılmıştır.
Binaenaleyh, birinci tabakadan bir kişi mevcut olduğu müddetçe, ikinci ve üçüncü tabaka fertleri miras alamazlar. Delil ise şu ayettir:
“ALLAH’ın kitabına göre yakın akrabaların bazıları bazılarından (mi-rasta) önceliklidir.” [3]
Bu, ALLAH’ın, Kur’ân’ın bir eşi olarak karar kıldığı, her ikisinin de beraber kıyamet günü Peygamber (s.a.a)’e varacağı Ehl-i Beytin mezhebidir. Şia alimlerinin bu usul üzerine icması vardır. O halde alt tabakadan olan kız kardeşler, anne mevcut olduğu müddetçe mirastan bir hak alamazlar. ALLAH her şeyin daha iyisini bilir.
________
  [1] - Değerli taşların tartılmasında kullanılan bir tür ölçü birimi (M.)
 [2] - Müstedrek-i Hakim, c. 4, Kitab’ul-Feraiz, s. 340.
 [3] - Enfal / 75.
Moderatöre rapor et   Kayıtlı

Ebul Fazl

  • Deneyimli
  • *
  • Puan 26
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 637
Ynt: ERKEK VE KIZ KARDEŞİN MİRAS ALMA ŞARTI VE ÖMER BİN HATTAB
« Yanıtla #2 : 05 Nisan 2009, 22:09:48 »

ERKEK KARDEŞİN OLMASIYLA DEDENİN MİRAS HAKKI VE ÖMER BİN HATTABIN BU KONUDAKİ FETVASI

Beyhaki “Sünen” ve “Şa’b’ul-İman” adlı kitapta ve Muttaki Hindi Kenz’ul-Ummal [1]adlı kitapta rivayet ederler ki Ömer Peygamber (s.a.a)’e şöyle sordu: “Erkek kardeşler olduğu halde dedenin irs hakkı nasıldır?”
Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “Bu sorudan amacın nedir ey Ömer?” Bunu öğrenmeden öldüğünü görür gibiyim.
Hadisin ravisi Said b. Müseyyib şöyle diyor: Ömer bunu öğrenmeden önce öldü.

Yazar: Ömer hilafeti boyunca bu meselede bocalayıp durdu. Hatta yetmiş çeşit hüküm verdiği söylenir. Ubeyde Salmani İbn-i Ebi Şeybe’den naklen şöyle der: “Ben Ömer’in dede mirasının hükmü hak-kında yüz çeşit fetva okudum ve ezberledim.” [2]
Ömer’in [3] kendisi şöyle dedi: “Ben dedenin miras hakkı konusunda birçok hükümler verdim ve haktan da o tarafa geçmedim. Ama sonunda bu zor meselede Zeyd b. Sabit’e müracaat ettim.”
Tarık b. Şehab-ı Zohri “Hayat’ul-Hayvan” adlı kitabın Hayye bölü-münde Dumeyri’den naklen şöyle diyor: Ömer b. Hattab erkek kardeşler mevcut olduğu halde dedenin hissesi hakkında çeşit çeşit hükümler verdi. Daha sonra sahabeyi topladı ve meseleyi yazmak için koyunun kürek kemiğini aldı. Onlar, Ömer’in dede yerine baba yazmak istediğini gördüler. Tam bu sırada bir yılan ortaya çıktı ve herkes firar etti. Ömer şöyle dedi: “Eğer ALLAH onu sabit kılmak isteseydi onaylardı.”
Daha sonra Ömer Zeyd b. Sabit’in evine giderek ona şöyle dedi: “Seninle dedenin miras hissesi hakkında konuşmak için geldim. Ben dede yerine babaya yer vermek istiyorum.”
Zeyd şöyle dedi: “Ben baba olarak yer vermeni onaylamıyorum.” Ömer de sinirli bir şekilde evi terk etti.
Bir defa daha birisini Zeyd’e göndererek mevzuu ondan istedi. Zeyd görüşünü bir deri parçasına yazarak ona gönderdi. Ömer Zeyd’in yazdığı şeyi görünce minbere çıkarak onu halka okudu ve şöyle dedi: Zeyd’in dedenin miras hissesi hakkındaki görüşünü ben de onaylıyorum. [4]
__________
 [1] - Kenz’ul-Ummal, c. 6, s. 15.
 [2] - Beyhaki Süneninde, İbn-i Sa’d Tabakat’ta ve Kenz’ul-Ummal, c. 6, s. 15’de bu hadis rivayet edilmiştir.
 [3] - Beyhaki “Şüab’ul-İman”dan naklen ve Kenz’ul-Ummal, c. 6, s. 15.
 [4] - Ömer’in; dedenin miras hissesi konusundaki şaşkınlığı hakkında daha geniş bilgi için Bkz. Müstedrek-i Hakim ve Kenz’ul-Ummal
.
Moderatöre rapor et   Kayıtlı

mikdat bin esved

  • Admin
  • *
  • Puan 600
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3.703
  • her gün aşura,heryer Kerbela
Ynt: ERKEK VE KIZ KARDEŞİN MİRAS ALMA ŞARTI VE ÖMER BİN HATTAB
« Yanıtla #3 : 12 Nisan 2009, 12:33:24 »

teşekkürler Ebul fazl güzel bir paylaşım olmuş
Moderatöre rapor et   Kayıtlı
'' Gönülleriniz bir olmadıktan sonra sayıca çok olmanızın bir anlamı yoktur''
İmam Ali (a.s)

gulistan_2

  • Süper Moderatör
  • *
  • Puan 700
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bayan
  • İleti: 13.692
Ynt: ERKEK VE KIZ KARDEŞİN MİRAS ALMA ŞARTI VE ÖMER BİN HATTAB
« Yanıtla #4 : 12 Nisan 2009, 13:00:11 »

Allah razi olsun kardesim
Moderatöre rapor et   Kayıtlı


Biliyorsan buyur konus...konusta feyiz alsinlar...bilmiyorsan tut dilini seni bir adam saysinlar

Aşıq-ı Huseyn

  • Aktif üye
  • *
  • Puan 2
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 262
  • SELAM OLSUN SUSUZ ŞEHİT OLAN HZ.HUSEYN'E...
    • www.welayet.com
Ynt: ERKEK VE KIZ KARDEŞİN MİRAS ALMA ŞARTI VE ÖMER BİN HATTAB
« Yanıtla #5 : 12 Nisan 2009, 13:00:55 »

Allah razı olsun inşallah..
Moderatöre rapor et   Kayıtlı

mirzehan

  • Admin
  • *
  • Puan 104
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 1.412
Ynt: ERKEK VE KIZ KARDEŞİN MİRAS ALMA ŞARTI VE ÖMER BİN HATTAB
« Yanıtla #6 : 12 Nisan 2009, 15:17:53 »

teşekkürler Ebul fazl güzel bir paylaşım olmuş
Moderatöre rapor et   Kayıtlı
Allah, geçimsiz efendileri olan bir adamla, yalnız bir kişiye bağlı olan bir adamı misal olarak verir. Bu ikisi eşit midir? Övülmek Allah içindir, fakat çoğu bilmezler. (Zümer 27)

Ebul Fazl

  • Deneyimli
  • *
  • Puan 26
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 637
Ynt: ERKEK VE KIZ KARDEŞİN MİRAS ALMA ŞARTI VE ÖMER BİN HATTAB
« Yanıtla #7 : 15 Nisan 2009, 22:38:18 »

ben teşekkür ederim dostlar
Moderatöre rapor et   Kayıtlı

ypa

  • Deneyimli
  • *
  • Puan -44
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 2.608
Ynt: ERKEK VE KIZ KARDEŞİN MİRAS ALMA ŞARTI VE ÖMER BİN HATTAB
« Yanıtla #8 : 19 Nisan 2009, 11:55:37 »

açtığınız hiç bir konuya müdahil olmayı istememekle birlikte şu bir kaç soruyu sormdan duramadım kusura bakmayın:

Hz Ömer r.a. eklediğiniz biatleri çıkarırken, dine yeni şeyler katarken ashap tatile mi çıkmıştı. newden itirazlar olmadı, hatta kellesini alacak hiç mi delikanlı yoktu, ya da çok mu korkmuşlardı, dillerini mi yutmuşlardı ne olmuştu da sizin iddia ettiğiniz bunca bidata ses çıkarmamışlardı. sizin asırlarca sonra ilminizle gördüğünüz bu hakikatleri o zamanki ashap (hala hayattaydı bir çoğu) neden ses çıkarmamıştı. ya da çıkardığı sesler cılız kalmıştı.
Moderatöre rapor et   Kayıtlı
Bu şehr-i Stambul ki bi misl ü bahadır.
Bir sengine yek pare Acem mülkü fedadır. Nedim.

mikdat bin esved

  • Admin
  • *
  • Puan 600
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Cinsiyet: Bay
  • İleti: 3.703
  • her gün aşura,heryer Kerbela
Ynt: ERKEK VE KIZ KARDEŞİN MİRAS ALMA ŞARTI VE ÖMER BİN HATTAB
« Yanıtla #9 : 19 Nisan 2009, 11:59:39 »

açtığınız hiç bir konuya müdahil olmayı istememekle birlikte şu bir kaç soruyu sormdan duramadım kusura bakmayın:

Hz Ömer r.a. eklediğiniz biatleri çıkarırken, dine yeni şeyler katarken ashap tatile mi çıkmıştı. newden itirazlar olmadı, hatta kellesini alacak hiç mi delikanlı yoktu, ya da çok mu korkmuşlardı, dillerini mi yutmuşlardı ne olmuştu da sizin iddia ettiğiniz bunca bidata ses çıkarmamışlardı. sizin asırlarca sonra ilminizle gördüğünüz bu hakikatleri o zamanki ashap (hala hayattaydı bir çoğu) neden ses çıkarmamıştı. ya da çıkardığı sesler cılız kalmıştı.

ypa kardeşim,aslında bu sorduğunuz soruları bende yıllardır ehli sünnet kardeşlerime soruyorum ama şuana kadar makul ve mantıklı cevaplar alamadım.
Konu ve rivayetler ortadadır,buyrun varsa rivayetlere yada kaynaklara itirazınız yapın,delilleri ile sunun bizde istifade edelim,bizim konu hakkındaki görüşümüz yazıda olduğu gibidir.
Moderatöre rapor et   Kayıtlı
'' Gönülleriniz bir olmadıktan sonra sayıca çok olmanızın bir anlamı yoktur''
İmam Ali (a.s)
 

Bu sayfa 0.484 saniyede 26 sorgu ile oluşturulmuştur